Categories

Doğum

Sözlük

Doğuma giden bir yolculuğun öyküsü…

Nihayet 9 ay boyunca özlemle beklediğiniz o muhteşem ana yaklaşıyorsunuz. Ve, doğum yaklaşırken her anne adayı gibi sizin de içinizi bir telaş sarıyor. Doğumdan korkan ve bir türlü rahatlayamayan anne adaylarına…

Tahmini doğum tarihi

Normal gebelik süresi 280 gün, 40 hafta, 9 ay 10 gündür. Tahmini doğum tarihinde, son adet tarihinin ilk gününe yedi gün eklenir ve 3 ay geri gidilir. Adından da anlaşılacağı üzere bu tahmini bir tarih olup, 15 gün evvel veya sonra (38 ile 42 hafta) normal kabul edilmelidir.

Tahmini doğum tarihi güvenilir mi?

Normal bir hamileliğin süresi 38-42 haftadır. Fakat her bebeğin ayrı bir doğum süresi vardır. Önceden belirlenen doğum tarihinde bebeklerin sadece yüzde 4 ya da 5’i doğar. Bebeklerin yüzde 10’u 42. haftadan sonra doğar. Bebeğin geç doğmasının en önemli nedeni son adet tarihinin yanlış hesaplanmasıdır. Çünkü her kadının adet süresi farklıdır. Ayrıca doğum tarihinin saptanması için yapılan ultrason muayenelerinde de bazen 2 haftaya varan sapmalar görülebilir. Hamilelik süresinin daha iyi belirlenmesi amacıyla, anne adayı hamile olduğunu anladıktan kısa bir süre sonra, mutlaka doktoruna başvurmalıdır.

Doğumun başladığına dair belirtiler

Doğuma yakın günlerde başlayan, belde çekilmeler, karında gerginlik hissi şeklinde duyulan kontraksiyonlar giderek artarak daha güçlü bir şekilde hakiki doğum ağrılarına dönüşürler. Düzenli aralıklarla her on dakikada bir gelen ağrılar doğumun başlangıcı olarak kabul edilir. Ağrıların araları 3-4 dakikaya kadar iner ve 30-60 saniye kadar devam eder. Ağrıların başlaması ile rahim ağzı açılmaya başlar ve buradaki mukus tıkacı dışarıya atılır. Bu arada zedelenen küçük kılcal damarlardan çıkan kanla da bulaşıktır. Buna nişan bozulması denir. Doğumun başladığını belirten öncü bir işarettir. Kanlı mukus doğum ağrılarından birkaç saat evvel veya nadiren birkaç gün evvel görülür.

Doğum nedir?

Doğum, bütünüyle, ritmik ağrıların başlamasından, bebek ve eklerinin rahimden dışarı çıkışına kadar uzanan bir seri olayları içine alır. Doğum, gebeliğin 38-40. haftaları içinde gerçekleşir. Bebek 28-37. hafta doğarsa bu doğuma erken doğum denir. 20-28. haftalarda sonuçlanan gebeliklere immatür doğum yani olmamış doğum ismi verilir. 20. haftanın altında sonuçlanan gebelikler düşük olarak ele alınır.

Doğum şekilleri

Bebeğin doğuşunu sağlayan başlıca faktör, rahim adaleleriyle beraber ona yardımcı karın adalelerinin kasılmalarıdır. Normal doğum bu fizyolojik güçlerin tesiri altında neticelenir. Bazen herhangi bir sebeple fizyolojik güçler doğumun olması için yeterli olmayabilir ki, o zaman müdahaleli doğum yani sezeryan gerçekleşir.

Normal doğum Normal doğum üç aşama gerçekleşir:

  • Aşama (açılma periyodu): Belde çekilme ve karında gerginlik hissi ile başlar. Kasılmalar devamlı ve güçlü olmaya başlayınca hakiki doğum ağrılarına dönüşür. Düzenli aralıklarla her 10 dakikada bir gelen ağrılar doğmun başladığını gösterir. Ve bu arada rahim ağzının açılması ile kanlı bir mukus (halk arasında nişan) dışarı atılır.
  • Aşama (itilme periyodu): Açılmanın (rahim ağzının tam açılması 10 cm’dir) olması ve su kesesinin de açılması ile sular boşalır. Ve çocuğun önde gelen kısmı doğum kanalına ilerler. Bu dönemde ağrılar 2-3 dakikada bir gelmeye başlar ve 60-70 saniye devam eder. Annenin ıkıntıları ile çocuğun vajende ilerlemesi ve dışarı çıkması sağlanır. Bu dönem ilk doğum yapanlarda yarım-bir saat, birden fazla doğuranlarda yarım saat veya daha kısadır.
  • Aşama (doğum sonrası): Çocuğun doğmasından plesantanın (eşinin) çıkmasına kadar geçen zamandır. Yarım saat kadar sürer.

Sezeryan doğum

Normal yoldan (vajinal yoldan) doğum yapması anne veya bebek açısından sakıncalı ya da imkansız gebelerde doğumun ameliyatla karından (batından) gerçekleştirilmesi olayına sezeryan denir. Sezeryan olayı anne ve çocuğa ait nedenlerle yapılabilir. Günümüzde sosyal nedenlerle (ailenin isteği , rahim veya vajina yoluna ait değişikliklerin en az olması, çocuğun karından çıkarılmasının daha uygun olacağı görüşü vb.) de sezeryan yapılmaktadır. Anneye ait nedenler: Annenin hastalıkları (kalp, hipertansiyon vb.),önceden rahim operasyonu geçirenler, ağır preeklampsi ve eklampsi (gebelik zehirlenmesi), çocuğun başı ile annenin doğum yolunun uygunsuzluğu, plesantanın rahim ağzında olması, plesantanın erken ayrılması, düzenli ağrılara rağmen rahmin açılmaması ve doğumda ilerleme olmaması… Çocuğa ait nedenler: Yan duruş, miad gecikmesi, fetusun kalp atışlarında azalma ve düzensizlikler, kordon sarkması…

Table of Contents